10 MİLYON EURO KİME GİDİYORDU? #veyisates #Soylu #Peker #Erdoğan #veysiateş Sezgin Baran Korkmaz

“10 milyon euro yollayacaksın; ben iki tarafın da hakemi ve kefiliyim, iş bitene kadar para bende duracak”
Bu cümle bir mafya filmi senaryosundan alınmış bir cümle değil.
Bu görüşme Erdoğan türkiyesinde yaşandı.
Bir gazeteci ile bir işadamı arasında geçen bir konuşma.
Bunu kim mi söylüyor Habertürkten yandaş gazeteci Veyis Ateş.
Kime söylüyor Oteline ve mal varlığına çökülen Sezgin Baran Korkmaz’a
Sezgin Baran Korkmaz ve oteli Paramount konusunu Sedat peker dile getirmişti.
Pekerin iddiasına göre Veysi Ateş, Rasim Ozan gibi kimi gazeteciler ve kimi yargı mensupları bu otelde bedava kalmışlar ve orada kurulan tezgah ile korkmazın oteline çökmüşlerdi.

Pekerin bahsettiği isimler arasında Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Hakim Esat Toplu ve
Soylunun koruma müdürü ve daha sonra işbankası yönetim kurulu danışmanlığına getirilen Ekrem Güler de vardı.
Sezgin Baran Kormaz ’ın gazeteci Fatih Altaylıyı araması ile olay ilginç bir hal aldı.
İşadamı Korkmaz, Altaylı’ya Veyis Ateş ile olan telefon görüşmesinin bant kaydını dinletti.
İşte o telefon kaydında
Habertürkten Veyis Ateş Sezgin Baran Korkmaza
“10 milyon euro yollayacaksın; ben iki tarafın da hakemi ve kefiliyim, iş bitene kadar para bende duracak” diyor.
Ancak şunu burada belirteyim. Bu bant kaydı henüz ortada yok.
Fatih Altaylı ve Sevilay Yılman biz bu bant kaydını dinledik diyor.

Yani olayı şahitleri Sezgin Baran Kormaz, Fatih Altaylı ve Sevilay Yılman.
Ama işin ilginç tarafı şu ana kadar da Veysi Ateş’ten bir yalanlama da gelmemiş olması.
Sevilay Yılman köşesinde bu bant kayıdının bir kısmını köşesinde yazdı.
Veyis Ateş diyor ki özetle;
“Biliyorum canın çok acıyor. Her tarafı yakıp yıkmak istiyorsun.
Çıkıp her yere konuşmak istiyorsun. Yaşadıklarını anlıyorum. Hak da veriyorum sana.
Sen de eşine, ailene çoluğuna, çocuğuna kavuşmak istiyorsun…
Hiçbir şey olmamış gibi ülkene dönmek istiyorsun…
Ankara’dayım… Az önce senin görüşmeni yaptım. Şunu anladım ki seninle uğraşan bir klik ve lobi var ama bu arkadaşlarla işi tersine çevirmek mümkün…”
Bunun üzerine Korkmaz diyor ki;
”Abi ben hukuken zaten haklıyım ama yine de sen söyle nasıl olacak?”
Veyis Ateş şöyle cevap veriyor; “Önce senin samimiyetini göstermeni bekliyorlar…”
Korkmaz; “Nasıl göstereceğim abi?”
Veyis; “Talep ettikleri meblağı yollayacaksın“ diyor.
Korkmaz da; “Abi diyelim yolladım 10 milyon Euro… Peki ya sonra bu insanlara ulaşamazsak…
Ne olacak o zaman?” diye soruyor…
Veyis Ateş de diyor ki o zaman: “Hiç merak etme… Ben her iki tarafın da hakemi ve kefiliyim. Para, iş bitene kadar bende duracak!”

Yandaş bir gazeteci malına çökülmüş ve yurt dışına kaçmış, aranan bir iş adamını arıyor.
Az önce senin görüşmeni yaptım, seninle uğraşan bir klik var diyor.
Peşinden de “ama bu arkadaşlarla işi tersine çevirmek mümkün” diyor.
Sonra da “10 milyon euro yollayacaksın; ben iki tarafın da hakemi ve kefiliyim, iş bitene kadar para bende duracak” diyor.

Bu telefon tapesinden anlıyoruz ki
1 Veysi Ateş kirli bir işin içinde.
2 Klik olarak ifade ettiği bir yapı ile işadamı arasında aracılık misyonu var.
3 Klik denen yapı yargı kararlarını istediği gibi tersine çevirebilen bir güç.
4.Bu kliğin tarifesi 10 milyon dolar.
O zaman bir gazeteci olarak şu soruları sormam gerekiyor?
-Bu klik kimlerden oluşuyor?
-İşin başında kim var?
-Peker’in dediği gibi ipin ucu Süleyman Soylu’ya mı uzanıyor?
-Soylu ile Ateş’in aralarının çok yakın olduğunu biliyoruz. O halde Soylu’nun Veysi Ateşin bu aracılık hizmetlerinden haberi olmaması mümkün mü?
-10 milyon dolar kimler arasında bölüşülecekti?
-Yargı uzantısında hangi hakim ve savcılar vardı?
-Adalet Bakanlığı ve HSYK’nın bu olan bitenden hiç mi haber yoktu?
-Veysi Ateş bu işi hatır için mi yapmaktaydı? Yoksa komisyonu var mıydı?
-Bu klik başka hangi davalarda devreye girdi ve kimlerden kaç para kopardı?
Ve bu sorulara çok anlamı olmayan şu soruyu da ekleyeyim:
Bu kadar büyük iddialar karşısında yargı neden harekete geçmez?
Diyeceksiniz ki hangi yargı?
Haklısınız.
Evet hiç bir anlamı yok bu son sorunun.
Çünkü Devletin müsilaj haline gelmesidir artık gelinen durum.
Yani cesedin kokması.
Gırtlağına kadar pisliğin içine gömülme hali.
İktidarından medya uzantılarına, yargısına kadar.
Mafyanın bile bu kadar olmaz dediği, iğrendiği bir türkiyeden bahsediyoruz.

Her manşet haberin sonunda söylediğim gibi
Geçmiş olsun Türkiye

Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
https://www.youtube.com/channel/UCwkGMt3RQ-V3IyhAJaQt-9Q/join

www.facebook.com/ErkamTufanla30Dakika/

erkam tufan
Paramount Otel

User Input